Garanti BBVA, çevresel etkilerini 10 yıldır şeffaf bir şekilde raporluyor!

Garanti BBVA’nın Türkiye çalışmalarının ana destekçisi olduğu dünyanın en büyük çevresel raporlama platformu CDP’nin, İklim Değişikliği ve Su programlarının 2019 yılı Türkiye sonuçları açıklandı. Türkiye çalışmalarını Sabancı Üniversitesi Kurumsal Yönetim Forumu’nun üstlendiği ve 9 Haziran Salı günü online olarak gerçekleştirilen CDP Türkiye İklim Değişikliği 10. Yıl Online Konferansı’nda ‘CDP Türkiye Liderleri’ ödülleri de sahiplerini buldu. Açılış konuşmasını Garanti BBVA Genel Müdür Yardımcısı Ebru Dildar Edin ve Sabancı Üniversitesi Kurumsal Yönetim Forumu Direktörü ve Baş Araştırmacısı Melsa Ararat’ın yaptığı konferansın ana konuşmacısı İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu oldu.

Konferansın açılışında konuşan Garanti BBVA Genel Müdür Yardımcısı Ebru Dildar Edin, bankanın sürdürülebilirlik yolculuğunu şöyle özetliyor: “Türkiye’de Sabancı Üniversitesi çatısı altında faaliyete başladığı 2010’dan beri, CDP’nin çevre konusunda iş dünyasına yaptığı şeffaflık çağrısına ilk koşanlardan biri olduk. 2014 yılında kabul ettiğimiz Sürdürülebilirlik Politikasıyla bu yaklaşımın bankadaki tüm süreçlerimize entegre edilmesini sağladık. Finansman faaliyetlerimizden kaynaklanan çevresel ve sosyal etkilerin en aza indirilmesi için uluslararası standartlarda uygulamalar yapıyoruz. Bugün geldiğimiz noktada 42 farklı sürdürülebilir ürün ve hizmetimizle müşterilerimizin farkındalığın ötesine geçip aksiyon almasına katkıda bulunuyoruz. İklim değişikliği kaynaklı risk ve fırsatların Türk iş dünyasının gündemindeki önemi her geçen gün artarken dünyanın en büyük çevre raporlama platformu CDP’nin Türkiye’de 10’uncu yılını kutlamasından mutluluk duyuyoruz, ancak daha gidilecek çok yolumuz var. Son birkaç aydır tüm odağımızı salgınla ilişkili konulara çevirmişken ne yazık ki çevresel sorunlar olduğu yerde bizi beklemiyor. Bu sene yeniden rekora koşması beklenen sıcaklıklar, 2030 yılında gezegenimizin kaldıracağı kapasitenin çok daha üzerine çıkacak. Pandemi sebebiyle küresel emisyonlarda düşüş olacak belki, ama tek kullanımlık plastiklerin tüketiminde rekor seviyelere ulaşacağız. Ekosisteme olumsuz etkilerimiz bu hızla devam ettiği sürece bu ve benzeri salgınları yaşamaya devam edeceğiz. Ayrıca susuzluk ve sıcaklıkların sebebiyet vereceği iklim göçleri karşılaşacağımız en büyük tehditlerden birisi. Bugün, sıcaklık artışını 1,5 derecenin altında tutmak için önümüzde 10 yıl var. Tamamen büyüme ve kâr odaklı, eski, lineer ekonomi modeline geri dönme hatasına düşersek en az 2-3 yıl kaybedeceğiz ve bu kayıp sonrası almamız gereken kararlar çok daha radikal ve zorlayıcı olacak. İş dünyası olarak üzerimize düşen, hatalarımızdan ders çıkarmak ve hiç vakit kaybetmeden hep birlikte aksiyon almak. Bu sorumluluk duygusundan hareketle, bir CDP girişimi olan Bilime Dayalı Hedef İnisiyatifi doğrultusunda 1,5 derece hedefiyle uyumlu olarak, Bankamızın karbon emisyonlarını 2035 yılına kadar %71 azaltacağımızı taahhüt ettik. İklim aciliyetinin bilinciyle, bu taahhüdümüzü 2020 yılı sonunda gerçekleştirmeyi, hatta bu hedefin ötesine geçmeyi planlıyoruz. Hem kendi faaliyetlerimizden kaynaklanan çevresel etkilerimizi en aza indirecek uygulamalar hem de müşterilerimizin daha sürdürülebilir iş modelleri benimsemelerini teşvik edecek inovatif finansman modelleriyle, Türkiye’nin iklim değişikliğiyle mücadelesine ve düşük karbonlu ekonomiye geçişine katkıda bulunuyoruz. Ülkemizde bu farkındalığın yaygınlaşmasında çok büyük payı olan CDP Türkiye’ye raporlama yaparak bu mücadeleye katkıda bulunan tüm firmalara teşekkür ediyor ve hedefleri aksiyonlara dönüştürdüğümüz nice 10 yıllara diyoruz.” dedi.