Sürdürülebilirlik Yolculuğumuzda Yalnız Değiliz

DÜNYA- SÜRDÜRÜLEBİLİRLİK

Dr.Mehmet Aktaş-Yaşar Holding İcra Başkanı

Sürdürülebilirlik Yolculuğumuzda Yalnız Değiliz.

Yaşar Holding İcra Başkanı Dr.Mehmet Aktaş’’ İklim krizi ile mücadele, enerjinin verimli kullanımı, atık yönetimi, suyun korunması öncelikli konularımız arasında. ‘’

Geleceğin ihtiyaçlarını ve gelecekte karşılaşılabilecek engelleri bugünden görerek sürdürülebilirlik yolunda önemli adımlar atan Yaşar Topluluğu, 2007 yılında gönüllü imzacıları arasında yer aldığı BM Küresel ilkeler Sözleşmesi kapsamında 2009 yılından bu yana sürdürülebilirlik faaliyetlerini raporluyor. Türkiye’de gıda ve boya sanayiinin öncüsü olan Topluluk, Türkiye’de bir ilki gerçekleştirerek 10 şirketiyle birlikte yönettiği süreçte geleceğe yönelik hedefleri belirleyerek faaliyetlerini bu doğrultuda gerçekleştiriyor.

Yaşar Topluluğu markalarından “Pınar”, et, süt, su ve içecek sektörlerinde faaliyet gösteriyor. “Pınar”ın sürdürülebilirliğe bakış açısı, üyesi olduğu Topluluğun ilkelerini yansıtırken, kuruluşuyla birlikte bir sürdürülebilirlik hikayesi yazması da dikkat çekiyor.

Pnar markasının doğuşunun ve büyümesinin ardında girişimci ruhla hayat bulan sürdürülebilir bir ekosistem yaratma fikri bulunduğunu söyleyen Yaşar Holding İcra Başkanı Dr.Mehmet Aktaş Pınar’ın Sürdürülebilirlik bakış açısını ‘Kurulduğumuz günden bu yana idealimiz, sağlıklı nesiller yetiştirmek. 1970’li yıllarda çiftçilerin sağdıkları sütleri Süt Endüstrisi Kurumu’nun kapasite limitleri nedeniyle satamaması sonucu derelere dökülen sütler, Yaşar Topluluğu Onursal Başkanı Selçuk Yaşar’ın “çocuklar daha çok ve sağlıklı süt içmeli” idealiyle uzun ömürlü süt üretecek bir tesis kurma fikrini beraberinde getirdi ve 1973 yılında Pınar Süt kuruldu. Ardından tarım ve hayvancılık sektörünün sürdürülebilirliğine katkı sağlamak amacıyla Çamlı Yem ve Pınar Et kuruldu. 1984 yılında da doğal kaynak suyunu istenen yer ve zamanda el değmemiş olarak tüketicilerle buluşturma fikrinden hareketle Pınar Su tüketicilerle buluştu” diyerek anlatıyor.

Bugün gelinen noktada sürdürülebilirlik hedeflerini, Birleşmiş Milletler’in yoksulluğu ortadan kaldırmak, gezegenimizi korumak ve tüm insanların barış ve refah içinde yaşamasını sağlamak için evrensel eylem çağrısı olarak duyurduğu Sürdürülebilir Kalkınma Amaçları ile uyumlu hale getirdiklerini belirten Mehmet Aktaş sürdürülebilirliğin iş süreçlerine yansımasına dikkat çekerek “Hedefimiz, bugünün kaynaklarıyla dünyamızı geleceğe taşımak, sadece bugünün paydaşlarına değil, gelecek nesillere de daha iyi bir yaşam sunmak. Dünyamızdaki hızlı değişime paralel olarak, ekonomik, çevresel ve sosyal ortamlarımız da hızla değişime uğruyor. Biliyoruz ki; sürdürülebilirliği iş sistemlerinin ve karar verme süreçlerinin bir parçası haline getirmedikçe, rekabetçi olmak mümkün değil” diyor.

Pınar’ın sürdürülebilirliği iş süreçleriyle bütünleştirdiğini, doğaya ve insana saygılı, tüm paydaşları için değer yaratma odaklı iş yapış biçimini tüm faaliyetlerinin temeline alarak süreçlerin tamamını ‘iyi bakmak’ esasına göre yönettiğini belirten Mehmet Aktaş sözlerine şöyle devam ediyor; “Bu süreci tek başımıza yönetmek mümkün değil. Ham madde tedarik sürecinden tüketiciye ulaşana kadar yarattığımız etki alanı ve oranını geliştirmenin, bütünsel sürdürülebilirlik yaklaşımımızın gereği olduğunu düşünüyoruz. Bu sebeple paydaşlarımızı da sürdürülebilirlik çalışmalarımıza dahil ediyoruz. Pınar Süt kurulduğunda fabrikanın inşa süreci devam ederken süt üreticilerini bilgilendirmek, süt verimini ve kalitesini artırmak üzere çalışmalar yaptık, eğitimler verdik. O günden bugüne verime baktığımızda 70’li yıllardaki süt veriminin katlanarak arttığını görüyoruz. Bizimle birlikte yepyeni bir sektör oluştu, ardından bu sektör yeni sektörleri doğurdu. Bir anlamda hem ürünle hem de sektörler yaratarak sürdürülebilirliğe katkı sağladık. Bugün bu eğitimlerimizi, Pınar Enstitüsü çatısı altında, Pınar Süt ve Çamlı Yem’in bilgi birikiminden faydalanarak yürütüyoruz. ‘Sütümüzün Geleceği Bilinçli Ellerde’ projesi ile 2014 yılından bugüne kadar 7000’in üzerinde süt tedarikçisini özellikle kadın üreticilerimizi  hayvan sağlığı, hayvan beslenmesi, hijyen ve sanitasyon eğitimleriyle destekledik. Projemiz 2015 yılında Uluslararası İş Ödülleri kapsamında “Avrupa Yılın Kurumsal Sosyal Sorumluluk Programı” kategorisinde Bronz Stevie Ödülü’ne layık görüldü. Sektörde yarattığı etki ile bu ödülü kazanmış olmasından dolayı gururluyuz.”

Sürdürülebilirliği yaşadığımız dünyanın korunması eylemi olarak ele alan Pınar, yarının değil, bugünün sorunu olan iklim krizi ile mücadele, enerjinin verimli kullanımı, atık yönetimi, suyun korunması konularını da öncelikli gündeminde tutuyor. İklim değişikliği ve su kullanımı ile ilgili çalışmalar sonucu ortaya çıkan iyileştirmelerin bağımsız kurumlarca da değerlendirildiğini belirten Aktaş: “Pınar Süt olarak şirketlerin iklim değişikliğine yönelik stratejilerini uluslararası kurumsal yatırımcıların bilgisine sunabileceği bir platform sağlayan ve dünyanın en prestijli ve yaygın çevre girişimi olarak kabul edilen CDP(Karbon Saydamlık Projesi)’nin Türkiye girişimi tarafından CDP Türkiye İklim ve Su Liderleri Ödülleri iklim ve su kategorilerinin her ikisinde de “A” puanı alarak Türkiye liderleri arasında yer aldık. Pınar Süt ve Pınar Et CDP Türkiye İklim Değişikliği Raporu 2018 yılı sonuçlarına göre lider şirketlerden olarak 7000 gönüllü yanıt veren şirket arasında “B” puanı aldı. Çalışmalarımızın bağımsız kurumlarca değerlendirilmesi sonucunda iyileştirme alanlarımızı belirleyerek daha iyisini başarmak için çalışıyoruz. Birleşmiş Milletler tarafından belirlenen Sürdürülebilir Kalkınma Amaçları bizim için yol gösterici. İklim krizi ile mücadele ederek, sıfır atık hedefiyle çalışarak, toplumun gelişimini destekleyen projeler yürütmeye devam ederek ve tüm bunları yaparken ekonomik olarak da ülkemizin ve dünyamızın gelişimine katkı sağlayarak, gelecek nesillerin refahı için çalışmayı sürdüreceğiz” diyerek Pınar’ın sürdürülebilirlikteki yol haritasını da çiziyor.